Çek Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren İnsan hakları kuruluşu Prague Watchdog'un internet sitesinde Kafkasya Emirliği Emiri Dokka Ebu Osman ile yaptığı bir röportajı yayınladı.
Çek Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren İnsan hakları kuruluşu Prague Watchdog'un
internet sitesinde Kafkasya Emirliği Emiri Dokka Ebu Osman ile yaptığı
bir röportajı yayınladı. Röportajın telefon yoluyla yapıldığı söylendi.
Kavkaz Center insan hakları internet sitesindeki metne göre bu
röportajı yayınlıyor. Röportajın ses dosyası röportajın yapıldığı
internet sitesine henüz konulmadı.
Prague Watchdog: Bir süre önce sizin yaralandığınızı ve hatta öldüğünüzü ve gömüldüğünüzü öne süren haberler vardı. Siz yaralandınız mı?
Dokka Umarov: Hayır, yaralanmadım. En son aldığım yara 1995'deydi, bacağımdan yaralanmıştım.
PW: Nisan ayında Kavkaz Center internet sitesinde
Şamil Basayev tarafından oluşturulan "Riyadus Salihîn" tugayının
yeniden oluşturulma kararı alındığını duyuran bir video'nuz yayınlandı.
Video'da siz "Riyadus Salihîn" tugayının zaten birkaç başarılı
operasyon gerçekleştirdiğini söylediniz. Bu tugay ayrıca Yunus-Bek Yevkurov'a düzenlenen suikast girişiminin de sorumluluğunu üstlendi. Şimdi bizim Beslan ve Nord-Ost benzeri olayların bir tekrarını beklememiz gerekir mi?
D. U.: Eğer Allah buna karar verirse olacaktır. Şamil
benim şuan sahip olduğum imkânlara sahip değildi. İnsan gücü akışı
tecrübesini yaşıyoruz, eğer Allah bana izin verirse, bunun bir sonucu
olacaktır. Sanırım, biraz daha büyük sayıda operasyonlar
gerçekleştirmiş olacağım.
PW: Ne çeşit operasyonlar? 2006 yılında İçkerya Cumhurbaşkanı
olduğunuzda, sizin ilk resmi beyanatınız sadece askeri hedeflere
saldırılara izin verileceği, sivil hedeflerin ve sivil nüfusa karşı
artık saldırı yapılmayacağıydı. Sizin son videonuzda söylediğiniz
şeyler ise buna doğrudan ters. Bu, artık sivillere yönelik kasıtlı
saldırılar olacak anlamına mı geliyor?
D. U.: Mümkün olduğunca sivil hedeflerden kaçınmaya çalışacağız, fakat
bana göre Rusya'da sivil yoktur. Neden? Çünkü onların sessiz
onaylarıyla halkıma karşı bir soykırım yapılmaktadır. Onlar
vergileriyle kanun güçleri organlarının maişetini temin etmeye yardım
ediyor, onlara para sağlıyor ve onların katilliklerini ve
gaddarlıklarını yapmaları için müsaade ediyorlar. Böyle insanları
"sivil halk" olarak dikkate almamız için ne gerekçe var? Onlar
askerlerini buraya gönderiyor, onlara anne-babalarımızı, erkek
kardeşlerimizi, kız kardeşlerimizi ve hatta merhamet dışında bir
Mücahide bir parça lokma verenleri bile öldürmelerine müsaade ediyor.
Neden onlara siviller olarak davranalım? Ancak tekrarlıyorum: Mümkün
olduğunca siviller arasında kayıplardan kaçınmaya çalışacağız.
PW: Kadırov güçleri şu anda Çeçenya ve İnguşetya'da
özel operasyonlar icra etmekteler. Onlar, sizin adamlarınızdan pek çok
kişiyi öldürmeye başladıklarını ve bu ay isyanın tamamen ezileceğini
iddia ediyorlar. Sizin durumunuzun kritik olduğu doğru mu?
D.U.: Hiçbir sorunumuz yok. Yeterli zaman, kaynak ya da
paramızın olmadığı doğru ancak bunun dışında durumumuz iyi: Yeterli
sayıda adamımız var, çevrede hareket etme kabiliyetimiz ve savaş yapma
kabiliyetimiz var. Elhamdülillah, Mücahidlere liderlik yapmakta olduğum
3 yıl boyunca kaynaklarımız %50-60 oranında büyüdü. İşler bugün bizim
için daha iyi, çünkü düşmanı arama gibi bir ihtiyacımız yok, düşman
burada hemen yanı başımızda bulunuyor. Dünya vaatleriyle kandırılmış
olan ve bu ormanların içinde terk edilmiş olan çocuklar için elbette
üzüntü hissediyorum. Fakat onlar Allah'ı ve onurlarını sattılar.
Onların canlarını almak çok zor (kolay değil), çünkü onlarda tıpkı
bizim gibi Çeçen ve Vaynah.
PW: Çevrede nasıl hareket ediyorsunuz?
D. U.: Sessizce hareket ediyor, sessizce
toplanıyor ve sessizce plan yapıyoruz. Hemen şimdi Dağıstan sınırından
geldim. Oradayken, bütün komutanları gördüm, onların görevlerini verdim
ve nerede ne zaman yapacaklarını söyledim. Bizim yolumuzda duran hiçbir
şey göremiyorum- sınır boyunca 120 km seyahat ettim ve hiçbir problemle
karşılaşmadım.
PW: Yaya olarak mı?
D.U.: Evet, yürüyerek.
PW: Bugünkü mücadelenizin amaçları neler?
D. U.: Elhamdülillah, Çeçen devleti Cevher Dudayev
tarafından kuruldu, o Vaynahlara özgürlüklerini verdi. Zelimhan
[Yandarbiyev] devraldı ve sonra Mashadov bu aşamada tamamladı.
Sloganımız bugünde aynı. Ancak şimdi İslami bir Kafkasya için
savaşıyoruz, Kafkasya Müslümanlarının özgürlüğü için, Şeriat'a uygun
bir şekilde yaşam hakları için, Allah'ın kanunlarına göre yaşamak için
savaşıyoruz. Böylece insanlar Putin ve Surkov tarafından yazılan
kanunlara uymak zorunda olmayacak. Bunlar bizim sloganlarımız
inşaAllah!
PW: Kafkasya Müslüman Devletinin geleceği nasıl teşkilatlanacak?
D. U.: İnsanların bulundukları her yerde kanunlar
vardır. Yasa bir diktatörlüktür. Silah taşımak zorunda olanlar, silah
taşıyacaklardır, silahlarını bir yere koyması gerekenler onları bir
yere koyacaktır.
Bazıları yaratılışları gereği işlerle meşgul olacaktır,
cezalandırılması gerekenler cezalandırılacaktır. Buna Dar-us Selam
denir. (İslam Ülkesi). İslami bir yaşamın yolunu mağara düzeyine
indirmeye gerek yoktur. İslami bir devlette hem sivil hem de icra organ
yapıları olacaktır. Herkes Allah tarafından kendisine verilen
yetenekleri geliştirmek için özgür olacak. Bütün her şey Kur'an da
Müslümanlar için düzenlenen kurallara göre olacaktır.
Hıristiyanlar bile yaşamlarının bütün sağlıklı yönleriyle ilgili
borçlarını (haklarını) Kur'an dan alıyor. Hayat hakkında bizim
düşüncemizin temeli İslam'dır. Ve bir kargaşa topluluğu kurmayacağız.
Nihayet en sonunda gezegende ki bütün herkes İslami dünya görüşüne göre
yaşamak mukadderatındadır.
PW: Açlık çekmek, soğuğa maruz kalmak, her türlü zor
şatlara maruz kalarak ormanlarda yaşıyor olmak. Hayatınız-yaşantınız
oldukça zor olmalı?
D.U.: Evet, gerçekten zor. Çoğu Müslüman, ormanlarda yaşayabilme
ve her türlü sefaletle baş etmek gibi zorluklara katlanamıyor, ta ki
kalplerinde Allah sevgisi bulunmadıkça, ta ki hayatlarını Allah adına
yaşamadıkça, ancak, inşaAllah, onlar hayatlarını bu yola göre yaşamaya
başladıklarında zorlukları aşmak onlar için kolaylaşacak ve başarı
kendi anlaşmalarıyla gelecektir.
Ormanlardayken bize gelen gençler Allah yolunda seyahat etmek için,
O'ndan gerektiği gibi korkma arzusuyla samimi bir şekilde hareket
etmekteler. Gençlerin sayıca eksikliği gibi bir sorunumuz yok, onların
ihtiyacı olan şey yiyecek ve silah için yeterli kaynak. Elhamdülillah,
hükümet onları bu yoldan döndürmek için ne kadar fazla çaba gösterse,
onlar kendilerini Allah yoluna daha sebatkâr adıyor. Bu insanlar var
olduğu için, imkânlarımız sonsuzdur.
PW: Çeçenya'nın Moskova destekli lider kadrosu müzakere yapmak için sizinle iletiş kurmayı denemiyor mu?
D. U.: Müzakere bahanesini kullanarak benim seleflerim olan iki Emiri-
Aslan Mashadov ve Abdulhalim Sadullayev'i nasıl devirdiklerini
biliyoruz. Bu yüzden, onların ne kadar hain olduklarının farkında
olarak ben ihtiyatlıyım. Bizim kuvvetlerimiz güçlüyken onların kendi
"müzakereleri" olacak! Bu kuvvet kendi yollarında ve çok yakında
bilinmiş olacak. Fakat şu anda bize önermekte oldukları yollar
hilekârlığın sinsi yollarıdır. Bu yüzden onları kabul etmeyeceğiz.
PW: Ahmed Zakayev'in aktiviteleri karşısında ki davranışınız nedir?
D. U.: O ve ben akrabayız. Onunla akrabalığımı
kesmek gibi bir niyetim yok. Fakat iş hususuna geldiğimizde, her
ikimizin de kendi duruşu var. Bugün oynamakta olduğu rolü o ne olarak
adlandırıyor ben gerçekten bilmiyorum. Fakat onun beni anlamayacağını
biliyorum çünkü zamanını yumuşak ve rahat bir kanepede geçiriyor, ben
benimkini ormanlarda geçiriyorum. Bir Mücahid bir sonraki yemek
öğününün nereden geleceğini asla bilmez. Aramızda bunlarla sınırlanan
bir anlaşmazlık var.
PW: Ramzan Kadırov sizi Çeçen halkının çıkarlarına karşı harekette bulunmakla suçluyor.
D.U.: Vaynahlara çağrıda bulunmak istiyorum. İnsanlarımızın çoğu
aldatıldı, dünya mallarına meyletti. Allah bir insana bin yıl sürecek
bir ömür vermedi. İnsan belirli bir zamanda ölüme mahkûm edildi.
Yevkurov güncel bir örnektir: O büyük bir adam olduğunu hayal ediyordu.
Ama o şimdi nerede? Hepimizin kaderinde Allah'ın önünde yargılanmak
var, onun için buna hazırlanmak zorundayız. Her şey O'nda başlar O'nda
sona erer. Birisinin iktidar-güç önünde köpeklik yapmaması gerekir.
Birisi çocuğundan ve karısından yüzünü gizleyerek korku içinde
yaşamamalı.
Vaynahlar daima sebatkâr ve cesur olmuştur. Ve onların sadece Allah'tan
korkmaları gerekir, kâfirlerden değil. Kâfirlerin kölesi olanlar, hatta
kendi pantolonlarını bile giymeyenler, rezillik içinde yaşıyor. Onlar
pantolonlarını tutması için sadece Putin'e sahipler.
PW: Mücahidler düşmana zarar vermek için kendilerini
canlı bombalara çevirmekte istekli olduklarını söylüyor. Elbette bu
intihar günahı olarak yorumlanabilir mi?
D.U.: Her şey birinin dünyayı nasıl gördüğüne bağlı. Mücahidler
bu yola girmekte özgür ve böyle bir görevle meşgul olmakta özgür. Ben
onların komutanıyım ve onlara bazı şeyleri yapıp bazı şeyleri
yapmamalarını emrederim. Benim emrim olmadan bu yola kimse
girmeyecektir. Düşmanlarımızın tutumu Mücahidlerin bu şekilde
davranmasına yol açıyor. Mücahidler bu yola giriyorlar, kendilerini
sıkışık hissettiklerinden ve açlık gibi eziyetlerden dolayı değil-
onlar sadece Allah tarafından kendilerine vaat edilen cennete çabuk
kavuşmak için acele ediyorlar.
Kavkaz Center
Bu yazı toplam 1208 defa okundu.